Takıntılar Neden Yön Değiştirir? | Samsun Atakum Psikolog

Takıntılar Neden Yön Değiştirir? Bir Takıntı Biterken Diğeri Neden Başlar?
“Bu düşünceyi sonunda atlattım derken şimdi başka bir konuya takılmaya başladım.”
“Eskiden sağlığımla ilgili endişeleniyordum, şimdi ilişkimi sürekli sorguluyorum.”
Bazı kişilerde takıntılı düşünceler uzun süre aynı konu etrafında dönerken bazılarında düşüncenin konusu zaman içerisinde değişebilir. Sağlıkla ilgili bir kaygı azalırken ilişkiler, hata yapma korkusu, kontrol ihtiyacı veya ahlaki konular ön plana çıkabilir.
Günlük dilde buna takıntıların yön değiştirmesi denebilir. Ancak burada asıl önemli olan düşüncenin konusu değil, kişinin düşünce karşısında geliştirdiği döngüdür.
Takıntıların Yön Değiştirmesi Ne Demektir?
Bir dönem:
“Ya ciddi bir hastalığım varsa?”
düşüncesiyle uğraşan kişi, daha sonra:
“Ya partnerimi gerçekten sevmiyorsam?”
veya:
“Ya farkında olmadan kötü bir şey yaptıysam?”
gibi başka bir düşünceye yoğunlaşabilir.
Konular farklı görünse de altta benzer bir süreç bulunabilir:
Şüphe → kaygı → kontrol veya güvence arama → kısa süreli rahatlama → yeniden şüphe
Bu nedenle bazen değişen şey takıntının kendisinden çok takıntının içeriğidir.
Bir Takıntı Biterken Diğeri Neden Başlayabilir?
Kişi belirli bir düşünce hakkında geçici olarak rahatlamış olabilir. Ancak belirsizliğe tahammül etmekte zorlanma, sürekli emin olma ihtiyacı veya güvence arama davranışı devam ediyorsa zihin başka bir konu üzerinden aynı döngüyü sürdürebilir.
Örneğin kişi sağlık konusunda tekrar tekrar araştırma yaparak sonunda rahatlayabilir.
Fakat zihnin temel beklentisi:
“Yüzde yüz emin olmadan rahat edemem.”
şeklinde devam ediyorsa bu kez ilişkisinden, yaptığı bir hatadan veya başka bir belirsizlikten emin olmaya çalışabilir.
Bu noktada önemli olan şudur:
Takıntının konusunu çözmek ile takıntılı düşünme biçimini fark etmek aynı şey değildir.
Takıntının Konusu Değişir Ama Döngü Aynı Kalabilir
Takıntılı düşüncelerde yalnızca “Neye takılıyorum?” sorusuna odaklanmak yerine şu sorulara da bakmak yararlı olabilir:
Sürekli kendimi kontrol ediyor muyum?
Aynı soruyu farklı insanlara tekrar tekrar soruyor muyum?
İnternette sürekli araştırma yapıyor muyum?
Geçmişte yaşananları zihnimde tekrar tekrar inceliyor muyum?
Bir konuda tamamen emin olmadan rahatlayamıyor muyum?
Çünkü takıntılı döngüler yalnızca dışarıdan görülen davranışlardan oluşmaz. Kişinin zihninde saatlerce bir konuyu analiz etmesi, kendi duygularını test etmesi veya sürekli güvence araması da döngünün bir parçası olabilir.
Takıntılar Hangi Konulara Yönelebilir?
Takıntılı düşünceler kişiden kişiye değişebilir. Bazı kişilerde:
Sağlık:
“Ya ciddi bir hastalığım varsa?”
İlişkiler:
“Onu gerçekten seviyor muyum?”
Kontrol:
“Kapıyı gerçekten kilitledim mi?”
Hata yapma korkusu:
“Yanlış bir şey söylediysem ne olacak?”
Ahlaki sorgulamalar:
“Bu düşünce aklımdan geçtiğine göre kötü biri miyim?”
gibi farklı temalar ortaya çıkabilir.
Burada unutulmaması gereken önemli noktalardan biri şudur: Bir düşüncenin zihinden geçmesi, onun gerçek olduğu veya kişinin onu gerçekleştirmek istediği anlamına gelmez.
“Bu Sorunun Cevabını Bulursam Rahatlayacağım” Döngüsü
Takıntılı düşünceler yaşayan kişi çoğu zaman:
“Şu sorunun cevabını kesin olarak bulursam rahatlayacağım.”
diye düşünebilir.
Bunun üzerine araştırır, düşünür, kendisini test eder veya çevresindekilerden güvence ister.
Bir süre rahatlar.
Ardından zihne yeni bir soru gelir:
“Ama ya…”
Döngü tekrar başlar.
Bu nedenle her yeni takıntıyı tek tek çözmeye çalışmak yerine kişinin neden sürekli kesinlik aradığını fark etmesi daha önemli hale gelebilir.
Takıntılı Düşüncelerle Baş Ederken Nelere Dikkat Edilebilir?
Öncelikle düşünce ile gerçeği birbirinden ayırmak önemlidir. Aklınıza bir ihtimalin gelmesi, o ihtimalin gerçekleşeceği anlamına gelmez.
Bir diğer önemli nokta sürekli güvence arama davranışını fark etmektir. Aynı konuda tekrar tekrar araştırma yapmak veya yakınlarınıza aynı soruyu sormak kısa süreli rahatlama sağlayabilir. Ancak rahatlama kısa sürüyor ve ardından yeni bir şüphe ortaya çıkıyorsa bu davranış döngünün parçası haline gelmiş olabilir.
Kendinize şu soruyu sorabilirsiniz:
“Şu anda gerçekten bir problem mi çözüyorum, yoksa yüzde yüz emin olmaya mı çalışıyorum?”
Takıntılar Ne Zaman Profesyonel Destek Gerektirebilir?
Zaman zaman zihne istenmeyen düşüncelerin gelmesi tek başına psikolojik bir bozukluk anlamına gelmez.
Ancak takıntılı düşünceler:
gün içerisinde çok fazla zamanınızı alıyorsa,
iş, okul veya ilişkilerinizi etkiliyorsa,
sürekli kontrol veya güvence ihtiyacına yol açıyorsa,
belirli ortamlardan kaçınmanıza neden oluyorsa,
yoğun kaygı ve sıkıntı oluşturuyorsa,
bir ruh sağlığı uzmanından değerlendirme almak faydalı olabilir.
Samsun Atakum'da Takıntılar İçin Psikolojik Destek
Bir takıntınız azalırken başka bir düşüncenin zihninizi meşgul etmeye başladığını fark ediyorsanız yalnızca “Bu düşünce doğru mu?” sorusuna değil, düşünceyle kurduğunuz ilişkinin tamamına bakmak önemlidir.
Samsun ve Atakum'da yüz yüze psikolojik destek süreçlerinde; takıntılı düşüncelerin ne zaman ortaya çıktığı, kişinin kaygıyı azaltmak için hangi davranışlara yöneldiği ve bu döngünün günlük yaşamı nasıl etkilediği birlikte ele alınabilir.
Samsun psikolog veya Atakum psikolog arayışınız kapsamında yüz yüze ya da uygun durumlarda online psikolojik danışmanlık seçeneklerini değerlendirebilirsiniz.
Takıntının konusu değişebilir. Bugün sağlık, yarın ilişki, başka bir zaman farklı bir belirsizlik zihnin merkezine yerleşebilir. Önemli olan her yeni düşünceye kusursuz bir cevap bulmak değil, belirsizlik ve istenmeyen düşünceler karşısında daha esnek bir tutum geliştirebilmektir.
-Uzm. Psk. Lokman Yılmaz
Profesyonel Psikolojik Destek Alın
Okuduğunuz konu hakkında kendinizde veya sevdiklerinizde benzer durumlar gözlemliyorsanız, uzman desteği için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
İlgili Yazılar
Bu yazıyla ilgili diğer içerikler

İnsanların Sözlerine Aşırı Önem Vermek Neden Olur? | Samsun Atakum Psikolog
İnsanların Sözlerine Aşırı Önem Vermek Neden Olur? Başkalarının söyledikleri gün içinde hepimizi etkileyebilir. Ancak bazı durumlarda kişi, duyduğu bir cümleyi uzun süre zihninde taşıyabilir, tekrar tekrar düşünebilir ve bundan yoğun şekilde etkilenebilir. Bu durum zamanla şu soruya dönüşür: “Neden...

Sürekli Düşünmek (Ruminasyon) Neden Zararlı? | Samsun Atakum Psikolog Lokman YILMAZ
Sürekli düşünmek, aynı olayları ve duyguları zihinde tekrar tekrar döndürmek anlamına gelir. Psikolojide bu durum ruminasyon olarak adlandırılır. “Neden böyle oldu?”, “Keşke şunu yapsaydım” gibi düşünceler çözüm arayışı gibi görünse de çoğu zaman zihinsel yorgunluğu artırır ve rahatlama sağlamaz....

İlişkilerde Tekrarlama Zorlantısı ve Kısırdöngüler | Samsun Atakum Psikolog
"Tüm İlişkilerimde Aynı Şeyler Oluyor" Diyorsanız: Tekrarlama Zorlantısı ve Bilinçdışı Döngüler Hayatınıza giren insanlar, onların yüzleri, meslekleri ya da karakterleri tamamen farklı olsa da ilişkilerinizin bittiği yer hep aynı mı oluyor? Dönüp arkaya baktığınızda kendinizi hep aldatılan, sürekli...